January 2012
6 posts
click. →
wake up.
insanlar topuklarıyla uyarıldığında çok mutlu olurlarmış o yüzden dans etmeyi severler o yüzden çocuklar sevinince zıplarmış.
22sinde mutlu olmak için zıplayan ve hala ağlayan tek manyak aynadaki.
Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması,
Ne kötüdür an kadar...
– Nazım Hikmet Ran
born to die →
December 2011
2 posts
Hiç kimseyi yalan söylediğini anlayacak kadar tanımak istemiyorum.
– Tezer Özlü.
söyle niye
İnsan insanın hem kurdu hem yurdu Sen sen ol, yaşamak için kalbi davul gibi çalmayanlardan uzak dur! Onlar sönmekte olan yıldızdırlar. Seni de kendileri gibi, katlayıp kaldırmak isterler. Rugan gibi parlayan heveslerine, toz misali yağarlar. Aşkı unutmuş birinin, adını tekrar etmeden duramadığın sevgiliyi anlamaması gibi, sıkılırlar tutkularından. Onlarınkiyse çoktan kurumuştur. Şikayet...
November 2011
3 posts
ben bir.
bugün gülhane parkına gitmek istedim o ceviz ağacının altında polis farkında olmadan.
October 2011
1 post
one more cup of coffee
scrabble da başarılıyım diye hayatta da olacak değilim ya…
August 2011
1 post
July 2011
2 posts
inan ki;
herşey düzelicek. güzele dönücek, sıcakların geçeceği gibi sıkıntılar da geçecek. ben hep senin yanında olucam. yine sevicem yanağını -kimse yokken-
çok şükür diyicez. şarkı söyleyip pamuk şeker yiyicez.
May 2011
3 posts
benim
bugünüm var, heyecanım en çok merakım var, hafif kemerli bir burnum, incecik bir belim var, dudak kaslarım aşağı düşünce onu göklere çıkaran bir annem, nietzsche gibi pos bıyıklı bir babam var, şarkılarında kendimi bulduğum cocoon var, bana matmazel diyen bir erik, ona sayıp sövmeme rağmen büyük bir sadakatle peşimi bırakmayan uykum var, hep şaşkın bakışlarım, natalie portman a benzetilmişliğim...
havadar
evrenin en debelenen yerindeyim. nemenem bu çaba boş iyi ki gerilmedim. çeneme gömülmüş yirmilik diş gibi kaçıcak yerim yok ama evimdeyim.
April 2011
2 posts
bir fransız aksanıyla ingilizce konuşamadım.
March 2011
2 posts
i'm lazy
it’s true
February 2011
2 posts
January 2011
3 posts
damla kendini tamamlayınca damlar.
30. ölüm yıldönümünde Özdemir Asaf
o sabah
sen cunda nın bir yerlerinde otlarken yanında bir kadın zavallı köpeciğe çem çem çemkiriyordu…
sen de masum ve çaresizdin.. belki bunları duyunca iyi hissedersin..
kaç yıl oldu saymadım köyden göçeli mevsimler geldi geçti görüşmeyeli hiç haber göndermedin o günden beri yoksa bana küstün mü, unuttun mu beni? dün yine seni andım, gözlerim doldu o tatlı günlerimiz bir anı oldu ayrılık...
December 2010
6 posts
korkularım var
evet saat 15:20 ama daha kettle a su koyup kahvaltımı yapacağım bir gerçek kim uyduruyor bu geç laflarını bilmiyorum
tostumu yedikten sonra vogue almaya gidicem ilk defa bu ay bu kadar gecikti almam yoğunluktan umarım toplatılmamıştır ödüm kopuyor yataktan sırf bu yüzden kalktım hadi göreyim dağıtımcı firma seni sen de benim gibi testembel olda son güne bırak o işi..
ps:Bu temayı çok sevsemde...
sweety
ben sen o biz siz ve onlar.
hoşuna gidenler başına gelenler kadar senin olamazlar.
November 2010
2 posts
October 2010
3 posts
insanüstü.
so bad.
hiç kötüşeylerden bahsetmek istemem iyilikler görsün gözlerim ki iyilik etsin diye ama..
yüksek ökçeli ve önü açık ayakkabı giyen kızların böyle o yerçekimi sayesinde ön açıklıktan ayak parmakları aşağı doğru bükülüyorlar ya offff!
skandal.
September 2010
3 posts
bil.
izmir caddesi çiçekçisi: abla de bana sevdiğin en güzel gülü de vereyim sana? ben: rüzgargülü. izmir caddesi çiçekçisi: …
sevgili..
en güzel yerinde durur evin.
August 2010
3 posts
ooooooo oooo
güzelmişsin çirkinmişsin taç takmıyolar.
trafo.
böyle buruk/duygusal anlarda komik şeyler dinler neşelenirim ben bir de mutluyum tabi temelde uzun zamanlardan sonra böyle kocaman bi nefes almışım da veriyormuşcasına huzurluyum.
özlemeyi lügatımdan kaldırırsam mükemmele yaklaşmış olucam.
ha bir de gün gelir trafo denirse size de tahmin edemeyeceğiniz bir neşe duyarsınız.
*bu yazıdaki kişiler mutlu olup/oldurmayı görev edinmişlerdir.
July 2010
2 posts
no make up.
Beyaz peynir tenim kizarmis kime ne Heryerimi sinekler kistirmis bana ne Turkce klavyem bile yokmus sana ne
evet hersey tatliya baglanacak.
Zaten oyle. Ac da bak gozlerini op beni elmacik kemiklerimden. Aklina getirme kotu seyler. Bekle azicik sabret.
June 2010
10 posts
cevabı evet olan bir soru bu.
yatağımda uyumayı, uyanmayı- istediğim saatte- kendi macimden maillerime bakmayı kendi kahvaltımı hazırlamayı pijamalarımla dolanmayı çekmecemi açınca gördüğüm marker larımı bile ne kadar özlemişim allahiiiim
ya rabbi şükür.
basit
olağanüstü bi kelime.
küçük 1. sınıf matemetiğine benziyor topla, çıkar. sevmek gibi aynı.
ama bazı insanlar
BÜYÜK ve olasılık hesaplarından neyi toplayıp çıkardıklarından haberleri yok.