i wish i was special.

cigdemaygun:

”Azimli olmadığım doğru,ama azimli olmayanların da yaşayabilecekleri bir yer olmalıydı, mevcut yerlerden daha iyi bir yeri kastediyorum.
Sabahın altı buçuğunda bir çalar saat sesiyle uyanıp yataktan fırlayan, giyinip zorla bir şeyler atıştıran, sıçıp, işeyip, dişini fırçalayan, saçını tarayan, başka birine büyük paralar kazandırdığı bir yere ulaşmak için trafikle boğuşan ve tüm bunlara sahip olma fırsatı bulduğu için müteşekkir olması istenen biri hayattan nasıl keyif alabilir?”
Charles Bukowski

cigdemaygun:

”Azimli olmadığım doğru,ama azimli olmayanların da yaşayabilecekleri bir yer olmalıydı, mevcut yerlerden daha iyi bir yeri kastediyorum.

Sabahın altı buçuğunda bir çalar saat sesiyle uyanıp yataktan fırlayan, giyinip zorla bir şeyler atıştıran, sıçıp, işeyip, dişini fırçalayan, saçını tarayan, başka birine büyük paralar kazandırdığı bir yere ulaşmak için trafikle boğuşan ve tüm bunlara sahip olma fırsatı bulduğu için müteşekkir olması istenen biri hayattan nasıl keyif alabilir?”

Charles Bukowski

(Source: baristuna)

via cigdemaygun / 3 months ago / 35 notes /

damla: alo baba..
babası: kızım.. sesin bi parça daha iyi mi geliyor sanki?
damla: öyle mi dersin?
babası: öyle istiyorum ya ondan belki..
damla: belki de..

fill in the blanks.

Kendine biraz ____________ ver.

birdebaktimturuncu:

Anlaşılmayan inceliklerim yüzünden kabalaşmaya mecbur kalmaktan nefret etmişimdir her zaman.

Erken Kaybedenler / Emrah Serbes

via birdebaktimturuncu / 7 months ago / 12 notes /

”…

Gördüğüm bu yüzden, hiçbir şey anlamıyorum. Başkalarının yüzleri bir anlam taşıyor. Benimki öyle değil. Güzel mi yoksa çirkin mi, bunu bile söyleyemem. Çirkin galiba. Çünkü böyle olduğunu söylediler. Bana dokunan bu değil. Yüzüme böyle nitelikler verilebilmesine şaşırıyorum aslında. Bir toprak parçasına ya da bir kayaya güzel ya da çirkin demek gibi bir şey bu.”

Jean Paul Sartre, Bulantı

damla: anne bak, bu 4. bardak suyum! içiyorum!
annesi: seni seviyorum.
damla: ..

via observando / 8 months ago / 3,705 notes /

vay be.

“nasıl da eğleniyorsunuz. merhabalarınız, memnun oldumlarınız, ağzınıza sığdıramadığınız dişlerinizle kocaman gülümsemeleriniz, “bak canım bu bu canım, bu da sana bahsetmiştim ya hani aa evet tabi” li takdimleriniz, dar masaların çevresinde gittikçe genişleyen kalabalıklarınız, onu okudum bunu duydum aldım ama daha okuyamadımlı çok satan kitap listeli sohbetleriniz, rujlarınız, rimelleriniz, kirli sakallarınız, içinize çektiğiniz göbekleriniz, kazağınızın altından eteklerini sarkıttığınız gömlekleriniz, dinledikçe büyüyen göz bebekleriniz, içinizden geçirdikleriniz, tutkularınız, beklentileriniz, kıskançlıklarınız, kurnazlıklarınız ve entrikalarınız ve topuklu ayakkabılarınız ve parça tesirli yalanlarınız, efsanevi iç çatışmalardan sonra geliştirdiğiniz insanseverliğiniz ve hobileriniz ve fobileriniz ve kompleksleriniz, mendil satan çocuklara iğrenik bir şefkatle bakan gözleriniz, çakmaklarınız, tabakalarınız, çantalarınız ve onbeş dakikalık hoşlanmalarınız, lacan’lı derrida’lı althusser’li post-modern sohbetleriniz ve sonra kalkıp bara gitmeleriniz, içkileriniz mezeleriniz ve güzel ülkemiz için üzülmeleriniz ve üzüldükçe birbirinize sokulmalarınız, sokula sokula kaynaşmalarınız ve sarılmalarınız ve yalpalayarak eve gitmeleriniz ve kusmalarınız ve sevişmeleriniz ve kavgalarınız ve çabucak barışmalarınız ve tekrar sevişmeleriniz ve önce sarılıp sonra sıkılıp sırtınızı birbirinize dönerek uyumalarınızla siz..

ah canım insanlar sorarım size.. sizinle biz birbirimizi nasıl anlayabiliriz?”


- ali lidar (via cigdemaygun)
via cigdemaygun / 9 months ago / 34 notes /

Mfö - Milli Park

istesek de istemesek de..

9 months ago / Played 10 times
 
Next »



Page 1 of 19
Theme by maggie. Runs on Tumblr.